Davutoğlu’nun Şehir Üniversitesi için tahsis ettiği arazi sorunu büyüyor!




Şehir Üniversitesi

Geçtiğimiz günlerde Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Şehir Üniversitesi için “usulsüz” şekilde ve bedelsiz olarak arazi tahsis ettiği bildirilmişti. 21 Aralık 2018’de Danıştay kararı ile bu arazi tahsisini iptal ettiği gerekçesiyle Halkbank, verdiği krediye karşılık bu arazinin teminat gösterilemeyeceğini söyledi. İşlem başlatan Halkbank, Şehir Üniversitesi’nin tüm mal varlığına tedbir koydurdu. Banka hesaplarındaki paraya dahi erişemeyen Üniversite, temel giderlerini bile ödeyemez hale geldi.

İstanbul Şehir Üniversitesi’nin mal varlıklarına tedbir konulması ve sonrasında süregelen tartışmalar ile ilgili olarak “Ya bize hukuki haklarımızı kullanmak için izin verin, sorunlarımızı beraberce çözelim, çünkü borçlarımızı ödeyecek kapasiteye geldik, yahut da öğrencilerimizi, öğretim üyelerimizi, üniversitemizin manevi şahsiyetini mağdur etmeyin, itibarını zedelemeyin gelip alın.” şeklinde açıklama yapıldı. Açıklama, İstanbul Şehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanlığı yapan eski Başbakanlık Müsteşarlığı görevinde bulunmuş bir dönem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakın çalışma ekibinde görev almış eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik ve Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’den geldi.

Şehir Üniversitesi

Mevzubahis 1 parsel

İki kurumu karşı karşıya getiren süreç, Şehir Üniversitesi’nin 2016 yılında 300 milyon lira yatırım kredisi kullanmak istemesiyle başlamış. Bu krediye karşılık Üniversite’nin Dragos’taki 8 parsel arazisi ipotek gösterilmiş.

8 parsel arazisi bulunan Şehir Üniversitesi sadece 1 parselle ilgili sorun yaşıyor. “Maddi değeri sıfır” denilen 8 arazinin 7’si ile ilgili açılmış bir dava yokken sadece 1 parsel araziye dava açılmış. Bu 1 parsel arazinin, geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Şehir Üniversitesi’ne bedelsiz tahsis ettiği arazi olduğu ve bu tahsis kararının 2018 yılında Danıştay kararıyla iptal edildiği belirtilmişti. Arazinin Üniversiteye ait olmadığını söyleyen Halkbank, işlem başlatarak bu raporu yayınladığı söyleniyor.

Halkbank’a göre Danıştay tarafından tahsisi iptal edilen 1 parsellik arazi, diğer 7 parselin mütemmim cüzü (Bütünün parçası, diğerlerinden ayrılamaz) olduğu için hepsinin değersiz gösterildiği söylenmiş. Üniversite ise bu iddiaları yalanladı.

Bu rapora dayanarak üniversitenin kredi limitinin sıfırlanabileceği söylendi. Buna karşılık Şehir Üniversitesi, Tuzla‘da bulunan arazilerini ipotek gösterdi. Banka ise bu arazinin alacağı karşılamadığını söyledi. Tüm kredilerini sıfırladı ve alacaklarını geri istedi.

Alınan kararlar fazla hızlı, fazla saldırganca

9 Ekim’de banka ve Üniversite yetkilileri kredi yapılandırma toplantısı gerçekleştirdi. Banka yetkilileri, Üniversite’nin sunduğu ödeme tablosunu Halkbank Yönetim Kurulu’na götürmek üzere toplantıyı sonlandırmışlar

Bu toplantıdan sadece 1 gün sonra ise Üniversite’ye banka tarafından haciz kararı geldi. Üniversite’nin tüm mal varlığına tedbir konuldu.

Şehir Üniversitesi avukatları mevzubahis ekspertiz raporunun suç olduğunu, mahkemeyi yanıltmak ve üniversiteyi maddi olarak sıkıntıya sokmak için sunulduğunu belirtiyorlar. Raporu hazırlayanlara ” Görevi kötüye kullanma” ve “Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” iddiasıyla suç duyurusunda bulunulmaya hazırlanılıyor.

Ayrıca Şehir Üniversitesi, Danıştayın aldığı “arazi tahsisini iptal etme” kararını temyize götürmeye hazırlanıyor. Üniversite ve banka arasında görülen davada ise Üniversitenin banka hesaplarına konulan haczin kaldırılması talebi reddedildi.

“Suçlu gibi değil, borçlu gibi davranın”

Üniversite’nin Dragos kampüsünde yapılan toplantıda Ömer Dinçer, Üniversiteye “müdahale” edildiğini söyledi ve bu kelimeyi birkaç kez kullandı. Yılarca bürokrasinin tepesinde bulunmuş bir isim olarak Dinçer, şu an kriz doğuran arazinin, o günlerde kriz derinleşmesin diye bulunmuş bürokratik bir durum olduğunu vurguladı. “Spekülasyonların bizimle alakası yok. Bize bu alanı tahsis eden bürokrasideki heyet suçlanıyor.” diye de belirtti.

Ayrıca Dinçer, kendilerine suçlu gibi değil borçlu gibi davranılmasını istedi. “Hukuki haklarımızdan yararlandırın. Aksi taktirde yapılacak çok fazla bir şey olmayacak. Üniversiteye daha fazla zarar vermeyin, gelin alın” dedi.

En büyük şok ise Şehir Üniversitesi’nin ana sponsoru olan Murat Ülker’in artık destek vermeyeceğini duyurmasıyla yaşandı.

Hükümetin Davutoğlu’na karşı hamlesi mi?

Şehir Üniversitesi, Ahmet Davutoğlu’nun kuruluşunda yer aldığı ve önem verdiği Bilim ve Sanat Vakfı’nın kurduğu bir üniversite. Bu durum alınan kararların hükümet tarafından gelen bir karşı hamle olduğu görüşünü destekliyor.

AKP’den ayrılan kendi partisini kuracağını söyleyen Ahmet Davutoğlu’na karşı yapılan hamlelerden ilki değil bu.

Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur yaşananlara, “Türkiye’de işini iyi yapan her kişi ve kurumun başına gelenler onların da başına geliyor” diyerek tepki gösterdi. Siyasi önyargıları ve hırslarıyla bu saçma kararların altına imza atarak Türkiye’ye zarar verenlerin ileride hatırlanacağını söyleyerek, “Tarihe adınızı böyle geçirmeyin.” dedi.




Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bir yorum yazın


*