Dans Eden Ev gördünüz mü? İşte o ilginç ev!




Dans Eden Ev gördünüz mü? İşte o ilginç ev!

İnsanoğlunun belki de en önemli ihtiyaçlarından biri barınmak. Bu nedenle mimarlık tarihin en eski mesleklerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak günümüzde mimarlık bir anlamda fark yaratmak anlamına geliyor. Dünyanın bir çok yerinde mimarlar alışılmadık eserlere imza atıyor. Bu eserlerden biri de Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’daki bir nehir kıyısında bulunan “Dans Eden Ev“. İşte Evdenhaberler tarafından hazırlanan dünyanın en ilginç eserleri listesinde bulunan Dans eden Ev…

Dans Eden Ev gördünüz mü? İşte o ilginç ev!

Dans Eden Ev’in Tarihçesi

Tüm dünya bu ilginç tasarıma sahip evi şeklinden dolayı “Dans Eden Ev” olarak bilse de aslında bu binanın ismi Ginger ve Fred…

Ev adını Hollywood’unun ünlü dansçıları Ginger Rogers ile Fred Astaire’den almış.

Ginger ve Fred’in hikayesi 2. Dünya Savaşına kadar dayanıyor.

Şu anda Dans Eden Ev’in bulunduğu alanda o zamanlarda tarihi bir bina yer alıyor. Ancak savaş sırasında bu bina yıkılıyor.

Arsanın sahibi olan firma, buraya modern bir bina yaptırmak istiyor.

Tarihi ve barok tarzı yapıların arasında modern mimariye sahip bir bina inşa edilmesi ilk başlarda hoş karşılanmıyor.

Ancak dönemin Çek Cumhuriyeti başbakanı gelecekte bu binanın büyük ilgi göreceğini düşünerek inşaata izin veriyor.

Dans Eden Ev gördünüz mü? İşte o ilginç ev!
Dans Eden Ev, bir dönem Hollywood’un ünlü dansçıları Ginger Rogers ile Fred Astaire’den esinlenerek tasarlanmış.

Tasarımını dünyaca ünlü mimar Frank Gehry yaptı

Dans Eden Ev, yani Ginger ve Fred inşa edilmeden önce, arsa sahibi firma ilk olarak dünyaca ünlü Fransız mimar Jean Nouvel’i teklifte bulunmuş. Ancak Jean Nouvel, alanın küçüklüğünü gerekçe göstererek teklifi kabul etmemiş. Bunun üzerine firma yaşayan en ünl mimarlardan biri olan ve  mimaride dekonstrüktivizmin en önemli temsilcisi kabul edilen Frank Gehry’e veriyor.

Dekonstrüktivizim dış cephe gibi mimari unsurların dik açılı olmayan köşelerle yamultulması ve kaydırılması gibi yöntemlere dayanıyor. Gehry’de bunu en iyi uygulayan mimarlardan biri.

Gehry, Bilbao’daki dünyaca ünlü Gungenheim Müzesi’nin de mimarı. Dünyaca ünlü mimar, henüz yapılıp yapılmayacağı belli olmayan, Taksim Tepebaşı’ndaki TRT binası ve çevresine yapılması planlanan Suna Kıraç Kültür Merkezi’nin de mimarı aynı zamanda.

Binanın inşaatı 1992’de başlıyor ve 4 yılda tamamlanıyor.

Yaşayan en büyük mimarlar arasında gösterilen Frenk Gehry dekonstrüktivizmin en önemli temsilcisi kabul ediliyor

Dans Eden Evin Mimarisi

Dans Eden Ev aslında birbirine yaslanan iki binadan oluşuyor.

Binaların şekilleri ve duruşları adeta dans eden bir çifti andırıyor. Bu eve bu isimle hitap edilmesinin nedeni de zaten bu.

Bu binalardan biri cam kaplı ve kavisli bir dokuya sahip. Bu yapıtın adı Ginger, yani bir kadın. Mimar Gehry’nin cam kaplamayla kadın figürüne modernizm vurgusunda bulunuyor.

Tarihi dokuya daha yakın bir görünüme sahip olan diğer binanın adı ise Fred. Fred geleneksel bir yapıya sahip olsa asimetrik pencereleriyle farklı bir çizgi çiziyor.

Aynı zamanda dans eden eve yamuk duruşu dolayısıyla sarhoş ev de denmekte.

Dans eden evin içini gezebilir miyim?

Dans Eden Ev şuan birkaç uluslararası firmanın ofisini barındırıyor. Bu yüzden misafir kabul edilmiyor. Fakat binanın en üst katında bir Fransız restoranı bulunmakta. Elbette oraya girişler serbest.

İlginç mimari yapılara ilgi duyuyorsanız, benzer içeriklere BURADAN ulaşabilirsiniz.

Esra İnci / Evdenhaberler

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bir Yorum Yazın