ÜSKÜDAR ŞEMSİ PAŞA CAMİİ DENİZE ÇAKILAN KAZIKLARDAN ZARAR MI GÖRDÜ?




İBB, Mimar Sinan tarafından yapılan Üsküdar’daki tarihi Şemsi Paşa Camisi’nin önünde yapılması planlanan yaya yolu çalışmasının durdurulduğunu açıkladı. Sosyal medyada paylaşılan bazı fotoğraflarda caminin duvarlarında çalışma sonrası çatlaklar oluştuğu iddia edilmişti.

İBB duvarlarda çatlaklar oluştu iddiasını dikkate aldı

İBB’den yapılan yazılı açıklamada, “Üsküdar Şemsi Paşa Camisi önünde yapılan çalışma durduruldu. Proje tekrar değerlendirilecek” denildi.

Kuşkonmaz Camisi olarak da bilinen Üsküdar’daki kıyı ile uyumlu Şemsi Paşa Camisi’nin önünde yapılmasına başlanan proje tartışmalara neden olmuştu. Özellikle sosyal medyada tarihi caminin duvarlarında çatlaklar oluşmaya başlandığı ifade edilmişti.

Kazık çakma işlemi durduruldu

Tepkileri göz önünde bulunduran İstanbul Büyükşehir Belediyesi, çalışmaların Topbaş’ın talimatıyla durdurulduğunu duyurdu. Bugünden itibaren kazıkların çatılmasına son verildi.

Proje tekrar gözden geçirildikten sonra akıbeti hakkında kesin karar verileceği belirtildi.

İlber Ortaylı cami çevresindeki çalışmaları inceledi

Prof. Dr. İlber Ortaylı Hürriyet Gazetesi adına konuyu bizzat yerinde gözlemek için Şemsi Ahmet Paşa Camii’ndeydi.

Kazık çakılacaksa Mimar Sinan çakardı

Ortaylı şöyle konuştu;

Mimar Sinan’ın önemli bir özelliği var; büyük, muhteşem camilerin yanında küçük, zarif camileri de sever. Onları yapmayı da bilir. İşte Şemsi Ahmet Paşa Camii onlardan biri. Karşıdaki Molla Çelebi Camii de öyle. Sinan’ın daha da sevdiği bir husussa modelleri küçültmektir; örneğin Tophane’de Kılıç Ali Paşa Camii Ayasofya’nın minyatürü gibidir.

Ne minaresine ne de kubbesine kuş konmuyor

Şemsi Ahmet Paşa Camii’nin özelliği, kıyıda bulunması ve rüzgâra açık olmasıdır. Bu yüzden ne minaresine ne de kubbesine kuşlar konar. Halk, bu özelliğinden dolayı ‘Kuşkonmaz Camii’ demiş buraya. Bugün bile bakın, kuş konmuyor buralara.

İşte şimdi de burada rüzgâr ölçümü yapılıyor. Çirkin bir kule… Tabii ki rasat bakımından lazım ama mimari bakımdan hiç hoş değil.

Kuşkonmaz Camii’nin zaman içinde önemli tahribat gördüğü açık. Bunu zaman yapmıştır. Bu nedenle ilk önce Atatürk’ün emriyle ancak 1940’larda gerçekleştirilen bir tamirat ve ardından 20. yüzyılın sonuna kadar uzanan restorasyonlarla cami bugüne kadar gelebildi.

Nedense Sinan’ın bu pandantif eseri herkesi rahatsız ediyor. Fakiri de zengini de cahili de okumuşu da çok rahatsız ediyor. Sinan’dan çok bildiğini zannedenler var.

İşte bu kazıklar… Burayı genişletecekler, sonra oturup çay içecekler herhalde. Güzel bir şey gördüler mi akıllarına hemen yiyip içmek geliyor bizim halkın. Bizim Topkapı’ya da dolma tencereleriyle gelirlerdi.

Buraya kazık çakılacaksa Mimar Sinan’ın zamanında âlâsı çakılırdı. Dönemin dalgıçları Venedik usulü kazık çakıyorlardı. Bu işin iyisi Hollandalılardır. Dönemin dalgıçları Hollandalılardan daha iyi kazık çakıp doldurma yapıyorlardı. Niye Mimar Sinan doldurmamış burayı da sen dolduruyorsun? Sana mı kaldı? Seni mi bekliyordu bu proje? Nasıl müsaade ediliyor?

Kazık çakılacaksa Mimar Sinan çakardı

Camiye ismini veren Şemsi Paşa, caminin bittiğini görememiş

“Bu çok güzel caminin banisi Kastamonu Candaroğulları hanedanından gelen Kızıl Ahmed Bey torunu Şemsi Paşa’dır. Şemsi Ahmet Paşa, 1580 yılında ölmüştür ve tarihin de gösterdiği gibi bu sempatik camiyi aynı tarihte büyük mimarımız, Koca Sinan’a yaptırmıştır. Bu, Mimar Sinan’ın küçük bir camisidir. Ancak bu küçük minyatür caminin, mimarın keskin gözüne uygun bir yapısı vardır. Minaresiyle kubbesi, o kubbenin yanındaki çeyrek kubbeler, o çeyrek kubbelerin hemen altında uzanan duvarlar, revak, girişteki son cemaat mahalli ve etrafında yer alan ‘L’ şeklindeki medrese ve caminin hemen bitişiğinde yer alan Şemsi Ahmet Paşa’nın türbesi dikkatimizi çeker. Paşa, caminin tamamlandığını göremeden vefat etmiştir ve buraya gömülmüştür.”