TOKİ BAŞKANI: KUR BİZİ ETKİLEMEZ




Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Ergün Turan 2003 yılından bu yana 760 bin konut üreten kurumun 14 yılda ekonomiye 140 milyar liralık kaynak yarattığını söyledi. Turan, 2016 yılında 64 binin üzerinde konutla rekor kırdıklarını, 2017 yılında bu rekoru da geçmeyi öngördüklerini belirtti. Başkan Turan, dövizdeki dalgalanmanın kendilerini etkilemeyeceğini, çünkü 3 yıldır yüzde yüz yerli ürünleri kullandıklarını ifade etti. TOKİ Başkanı Ergün Turan, Dünya Gazetesi’nden Ferit B.Parlak ve Hüseyin Gökçe’nin sorularını yanıtladı.

1) Son dönemlerde piyasada konut satışıyla ilgili sıkıntılar göze çarpıyor. Bu çerçevede TOKİ’nin ürettiği konutlarda herhangi bir problem var mı?

TOKİ olarak yıllık konut üretim ortalamamız 45-46 bindir. Geçtiğimiz yıl 65 bin konut ürettik. Bu gerçekten çok büyük bir adım. Bir şehir efsanesi var “TOKİ konutları satılamıyor” diye. Bizim yapıp da satmadığımız konutumuz yok. 2003 yılından bugüne kadar toplam 760 bin ev yapmışız. Bunlarla ilgili olarak da satış sorunu hiç yaşamadık.

Çünkü biz reel talebe göre konut üretiyoruz. Bizim muhatabımız konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımızdır. Dolayısıyla satış riskimiz de yok. Bugün 300 liradan başlayan, yerine göre en fazla bin 200 liraya taksitle ev satıyoruz.

Coğrafyamızda oluşan havaya, hain darbe girişimine ve yaşanan bütün sıkıntılara rağmen 2016 yılı geçmişi başarılar ile dolu idaremizin rekor yılı oldu. 2017 yılında bu rekoru da geçmeyi öngörüyoruz. 2016 yılı içinde Türkiye’de üretilen konutların yaklaşık yüzde 10’unu TOKİ’nin ürettiğini söyleyebiliriz. Bu yıl 65 bin konut üretimini aşma hedefimiz var.

Biz inşaatı ortalama 1-1,5 yılda tamamlıyoruz, tahsilatı ise 7-8 yıl içinde gerçekleştiriyoruz. Yani temelde biz yaptığımız işlerden para kazanmıyoruz, sermaye biriktirme gibi bir amacımız ve derdimiz de yok. Biz ürettiğimiz 65 bin konutun 63 binini, dar gelirli vatandaşlara satıyoruz. Kalan bin 500-2 bin konut ise kaynak yaratma amaçlı üst gelir grubuna satılıyor. 2023 yılına kadar bu kurumun 1 milyon 200 bin konut üretim hedef var. Bu yıldan itibaren geriye 450 bin konut kaldı. Bunu da rahatlıkla gerçekleştirebilecek durumdayız.

Projelerimizi gerçekleştirirken, kaynak sorunumuz yok. Tüm ödemeleri peşin yapıyoruz ve bankalar dâhil kimseye 1 kuruş borcumuz yok. Bize borçlu olan kişiler aslında Türkiye’nin en sağlam ödeme yapanları. Yatırım için değil, oturmak için ev almışlar. Taksitlerini hiç aksatmıyorlar.

2) Kur hareketliliği sizi etkiliyor mu?

Bizim dövizle bir kuruş işimiz olmadığı için kur hareketliliği bizi etkilemiyor. Çünkü 1 TL bile döviz kullanmıyoruz. Alımlarımızın tamamını yurtiçinden yapıyoruz. Özellikle son 3 yıldır tamamen yerli ürünler kullanıyoruz. Örneğin: TOKİ’ye yabancı taş giremez. Sadece üretimde, dış cepheyle ilgili petrol türevi ürünler dövize endeksli ki bunların oranı da yüzde 2-3’ü geçmez. Piyasada genel olarak bir durgunluk var ama sektör zaten bu tür dönemlere alışık. Biz de böyle durgunluk dönemlerine alışığız.

3) Gördüğümüz kadarıyla bazı illere yaptığınız küçük sanayi sitelerine büyük ilgi var….

Evet, illerde kooperatiflerle işbirliği çerçevesinde küçük sanayi siteleri yapıyoruz. Örneğin Kayseri’de 688 tane işyerinden oluşan gerçekten çok güzel bir site yaptık ve kullanıma başladı. Şimdi de 125 bin metrekare kapalı alanla mobilya alışveriş merkezi yapıyoruz. Gerçekten önemli bir kümelenme metodu bu aslında.

Türkiye’nin birçok yerinde modern sanayi siteleri inşa ediyoruz. Bursa Kestel Büyük Sanayi Sitesini yaklaşık iki milyon metrekarelik alana inşa ediyoruz. Yeni sanayi sitesi kamulaştırması, idaremiz tarafından yapılmış 19 farklı meslek grubuna hizmet verecek. Proje için 4-5 yıl içinde 1 milyar liralık yatırım yapılacak. Ayrıca, sanayi sitesinde çalışacak işçiler için 15-20 bin konutluk bir çalışmayı da hayata geçirdik. İstanbul’daki Rami Kışlası’nda 1986 yılından bu yana geçici olarak faaliyet gösteren Rami Gıda Toptancıları Hali esnafımız için Kayabaşı Batı Resneli bölgesinde modern bir çarşı yapacağız. Bolu ve Aksaray’da benzer projelerimiz var. Ancak bu tarz projeleri çok karşılayabilecek durumda değiliz, aksi takdirde konuta zaman ve para kalmaz. Diyarbakır’da Sur içindeki toptancı işadamlarına da Sur’un dışında 2-3 katlı işyerleri yapmak için protokol imzaladık. Bu işlerden zarar etmiyoruz ama para da kazanmıyoruz.

4) Cazibe merkezleri kapsamında fabrika yapımı konusunda size de görev verilmesine ilişkin yasal düzenleme yayınlandı….

Evet, bununla ilgili çalışmalar başladığında, toplantılara biz de katıldık. Henüz somut olarak bu yönde bir talep gelmedi. Ancak görev verilmesi durumunda TOKİ olarak her türlü tesisi rahatlıkla yapabiliriz. Yani önümüze hangi proje gelirse gelsin, yapabiliriz. Örneğin bir ilimizden damızlık hayvan OSB’si yapımı yönünde proje geldi, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın görüşleri doğrultusunda bunu da yapabiliriz.

5) Sınır duvarı yapımı konusunda gelinen aşamayı değerlendirebilir misiniz?

Terör örgütlerinin artan faaliyetleri ve kontrolsüz geçişleri nedeniyle Türkiye’nin 911 kilometrelik Suriye sınırında güvenliğin çok önemli hale gelmiştir. Bugüne kadar Milli Savunma Bakanlığımız ve sınır illerindeki valilikler tarafından duvarın 200 kilometrelik kısmını tamamladı. Sınır duvarının yapımına hızlı bir şekilde devam ediyoruz. Biz de 511 km ihale yaptık ve şu ana kadar sınırın yüzde 40’ı kapanmış durumda. Sınır duvarıyla ilgili projelerin toplam büyüklüğü 700 milyon lira civarındadır. TOKİ olarak son 3-4 aylık zaman diliminde, 511 kilometrelik sınır duvarı ihalesi yaptık ve halen 23 tane ayrı müteahhit, ip gibi sınırda çalışma yapıyor. Her gün yaklaşık 3-4 km sınır duvarı tamamlanıyor. Beş şantiyenin her birinde günde 200-250 arası devasa beton bloku kalıplara döküyoruz. Bu bloklar, TIR’larla sınır bölgesine sevk ediliyor. Bölgede araçların geçebileceği yol da yok. TOKİ olarak araç geçişini sağlayacak yolu da biz açıyoruz. Her gün yaklaşık 3-4 km sınır duvarı tamamlanıyor. İnşallah 4’üncü ayın sonunda bir çok bölge yüzde 100 kapanmış olacak.

6) Projelerinizi gerçekleştirirken kaynak ihtiyacınız oluşuyor mu?

Biz dışardan kaynak kullanan bir kurum değiliz, kamu bütçesi de kullanmıyoruz. Kendi kaynağımızı kendimiz üretiyoruz. Aslında ne gelişmiş ülkelerde ne de gelişmekte olan ülkelerde TOKİ benzeri bir kurum yok. Bir yılda 65 bin konut ürettiğimiz göz önüne alındığında dünyada bu kapasitede üretim yapan bir kurum da yok. Projelerimizi de öz kaynaklarımızla çeviriyoruz. Bu yüzden yurtdışından birçok ülke TOKİ modelini örnek almak istiyor. En son Gine’den geldiler ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüler. Azerbaycan, Uganda, Pakistan gibi ülkeler de ilgileniyor. TOKİ’nin birikimi, modeli, uluslararası arenada Türkiye’nin bir başarı hikâyesidir. Sıfırdan bir kuruluş kendi bütçesi ile 750 bin konut üretmiş son 12 yılda. Sadece bir yılda 65 bin konu üretmiş. Bu konutun hemen hemen tamamına yakını hiç konut sahibi olmayan insanlara dağıtılmış. Kira öder gibi ev sahibi yapmışız. Bu yapı doğal olarak, Kamboçya, Kolombiya, Venezuella, Güney Amerika, Kafkasya, Afrika ülkeleri için de bir modeldir.

“YENİ ENSTRÜMANLAR ÜZERİNDE ÇALIŞMALARIMIZ VAR”

7) Yurtdışı ihalelere TOKİ girse, kazandığı ihaleleri Türkiye’de dağıtsa önerisi gelmişti, bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Bu konuyu aslında biz daha önce de inşaat ile ilgili meslek örgütlerine önermiştik. Temel olarak bizim yasamızda yurtdışında faaliyetimiz yok. Ancak, TOKİ’yi yeni bir enstrüman olarak ekonomiye nasıl katılabiliriz çalışmasını yapıyoruz. Ama şimdi içeride yapacak işlerimiz çok fazla. Konvansiyonel metotta müteahhitlerimiz zaten çok güçlü. Ancak TOKİ, devletin güçlü birikimi, organizasyonel yapısı ve güvenilirliğini yurtdışında kullanıp şemsiye kuruluş olarak hizmet sunabilir.

“Müteahhit de yaptığı projeden konut istedi”

Şu anda yüzlerce mimar, mühendis, TOKİ’ye proje üretiyor. Her ile özel projeler üretiliyor. Bu yazdan itibaren bir sürü yerde, daha düşük katlı, birbirinden farklı mimarı da yüzlerce proje göreceksiniz. Diyarbakır’da Sur ilçesinin dışında, 15-16 metrekare balkonu olan, benim şu an oturduğum evden daha güzel evler yapıyoruz. Bunlar ülkemiz adına çok sevindirici şeyler. Bütün motivasyonumuzu sosyal konutlara yöneltiyoruz. Hatta öyle ki binayı yapan müteahhit bile kendisi için projeden daire istiyor.

İSTİDAMA KATKIMIZ 300-400 BİN KİŞİ

8) Sağladığınız toplam istihdam? 2016 yaz döneminde sadece TOKİ şantiyelerinde çalışan sigortalı sayısı 80 bin. Dolaylı istihdamı da eklerseniz, yani buralara yönelik üretim yapan fabrikaları ve diğer yan hizmetleri eklerseniz toplam istihdama katkımızın 300- 400 bini bulduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

YILLIK 64 BİN KONUT DEDİĞİMİZDE YABANCILAR ÇEVİRİ HATASI SANIYOR

TOKİ son 13-14 yılda 140 milyar liraya yakın, eskale edilmiş rakamlarla ekonomiye katkı sağlamış bir kuruluş. Bunlar sıradan şeyler değil. Bu yabancılar için çok büyük bir şey. Biz yabancılara 64 bin konut dediğimizde şaşırıyorlar. Çevri hatası olup olmadığını düşünüyor. 64 mü? 64 bin mi? diyorlar.

SIKINTILI GÜNLERDE YAPILAN YATIRIMLARIN GETİRİSİ…

“İki günü birbirine eşit olan, ziyandadır…” derlerdi büyüklerimiz… Ve, bardağın dolu tarafını görmekte ısrar edip, sıkıntıları ‘fırsat’ diye niteleyenlerin kazanmaya ve kazandırmaya devam ettiğini, gücüne güç kattığını anlatıyor ‘marka’ konferanslarında dinlediklerimiz… Bu tespitlerin doğruluğunu, çoğunluğun olumsuz gelişmeler ve beklentiler nedeniyle yatırımı durdurduğu ortamda, TOKİ’nin yeni rekorlara imza atıyor olması, 2017 ve sonrası için hedef büyütmesi ve bu sayede teknoloji devi ülkeleri dahi şaşırtabilmesi ve yabancılardan ciddi teklifler alması kanıtlıyor… Sıkıntılar ve o sıkıntıları gidermek amacıyla durmadan gösterilen çaba, belkide yakın coğrafyalarda büyümesine devam edecek, etkin ve özlenen birlikteliği de sağlayacak, milli ve dev bir inşaat markasının doğmasına zemin hazırlıyor…