SELİMİYE’NİN ZİYARETÇİ SAYISI ARTTI

Edirne Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, yaptığı açıklamada, Selimiye’nin her zaman bir çekim gücü olduğunu söyledi.

Son zamanlarda ziyaretçi sayısının pek çok etkene bağlı olarak arttığını belirten Hacıoğlu, “Öncelikle Selimiye ve Edirne tanıtımları ve Selimiye’nin UNESCO listesine kabulü sonrası Selimiye dünyanın dört bir yanından ziyaretçi akınına uğruyor” dedi.

Hacıoğlu, mimarinin zirve yapısını, taşın bir deha elinde nasıl bir şahesere dönüştüğünü dünyanın her yanında yaşayan insanların görmesi gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:

“Selimiye’yi inanç turizmi kapsamında Türkiye’den ziyaret edenler yanında Hindistan’dan, Japonya’dan, Çin’den insanlar bu muhteşem eseri ziyaret etmek için kente geliyor. Geçen yıl 1,5 milyon kişi Selimiye’yi ziyaret etti. Kendisini Mar-u natuvan (güçsüz karınca) olarak niteleyen Mimar Koca Sinan’ın bu eser Osmanlı’nın zirve eseridir. Bu zirvenin ötesi yoktur. Hiç kimse iddia edemez ki bir eserle bir şehir bu kadar başka bir yerde özdeşleşsin. Edirne, Selimiye’dir, Selimiye Edirne…”

İl Kültür ve Turizm Müdürü Hacıoğlu, bu yıl Vakıflar Genel Müdürlüğünce Selimiye Camisi’nde başlanacak restorasyon çalışmaları sırasında caminin hem ibadete hem ziyarete açık olacağına işaret etti.

SERHAT BOYUNDA BİR USTA MÜHRÜ

2. Selim’in emriyle 1568-1575’te yaptırılan cami, iç bölümüyle bin 620 ve toplamda 2 bin 475 metrekarelik bir alanı kaplıyor. Kesme taştan yapılan cami, mimarlık tarihinde en geniş mekana kurulmuş yapı olarak nitelendiriliyor.

Cami, mimari özelliklerinin erişilmezliği yanında, şadırvanı, taş, mermer, çini, ahşap sedef gibi süsleme özellikleriyle dikkati çekiyor. Selimiye Camisi’nin mihrap ve minberi de mermer işçiliğinin baş yapıtlarından sayılıyor.

Dönemin teknolojisi düşünüldüğünde “imkansız” denilen birçok mimari tekniğin başarıyla uygulandığı camide detaylar da dikkat çekiyor.

Tek kubbeli olmasının Allah’ın birliğine yorumlanması, dört minarenin dört halifeyle özdeşleştirilmesi, pencerelerin beş kademeli oluşunun İslam’ın şartlarını simgelediği, dört vaaz kürsüsünün dört mezhebe işaret ettiği ve minaredeki 12 şerefenin namazın 12 farzı olduğuna yönelik inanışlar hala canlılığını koruyor.

İnşasına 1568’de başlanan ve 7 yılda tamamlanan Selimiye Camisi’nin temelinin oturması için 2 seneye yakın beklendiği de rivayetler arasında yer alıyor.

FOTOĞRAFLAR