GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ DÖVİZ KAYNAKLI DURGUNLUK MU YAŞIYOR?

2016’yı rekorlar kapayan ve yüzde 5’e yakın oranda büyümeyi başaran gayrimenkul sektörü yeni yılda dövizdeki artıştan negatif etkiledi. Bu nedenle satışlarda ve fiyatlarda durgunluk yaşanıyor. Zaten bu durgunluk en fazla Çevre ve şehircilik Bakanlığı’nın Emlak Konut projelerinde yer alan dairelerini satmak istediğinde hissedildi. Bakanlığın yoğun ilgi beklediği ve açık artırmayla satışa sunduğu konutlara talip çıkmadı. Hem Bahçekent, hem Başakşehir hem de Körfezkent konutları beklenen ilgiyi görmedi.

YILIN İKİNCİ YARISINDA SATIŞLARIN HIZLANMASI BEKLENİYOR

Gayrimenkul sektörü 2017 yılına dolar kurunun belirsizliğiyle başladı. Geride kalan 2016 yılında, konut kredilerindeki yüksek faiz oranları, darbe girişimi ve terör olaylarından olumsuz etkilenen gayrimenkul sektörü sonbaharda Emlak Konut ve TOKİ’nin başlattığı düşük faizli ve uzun dönemli kampanyalarla toparlanarak yıl sonunda 1 milyon 300 bin adetlik satış rakamlarına ulaştı. Böylece 2015’in aynı dönemine göre yüzde 5’e yakın artış gösterdi. Genel olarak 2017 yılına ilişkin beklentiler olumlu iken, yeni yılda döviz kurundaki hızlı artış gayrimenkul sektörünün hızını kesti. Yeni başlayan konutlarda maliyetleri çok fazla etkileyen kurdaki artış, firmaların satış fiyatı belirlemesini engelliyor. Gayrimenkul alacak yatırımcıların da dövizdeki artışı riskli görüp alımlarını ertelemesi nedeniyle yıla durgunlukla başlayan gayrimenkul sektörünün bahar ayalarıyla birlikte yeniden canlanması bekleniyor.

SEKTÖR TEMSİLCİLERİ FİYATLARDA DÜŞÜŞ BEKLEMİYOR AMA YAPMAK ZORUNDA KALABİLİRLER

Mevcut durumda fiyatlar düşer mi konusuna da cevap veren gayrimenkul firmaları düşen kar oranları ve yükselen maliyetler nedeniyle istisnalar dışında gayrimenkul projelerinde bir fiyat düşüşünün olmayacağını savunuyor. GYODER Başkanı Aziz Torun, “Nasıl olsa sektör durgun, fiyatlar düşer gibi lükse sahip değiliz, zaten en düşük kar marjlarıyla çalışıyoruz. Dolayısıyla yatırımcılar için faydalı bir dönem” derken, “Sektör yüzde 10-15’lik kar marjıyla çalışıyor ve henüz kur farkı da eklenmediği için bu yılın ilk altı ayının gayrimenkul alacaklar için bir fırsat oluşturuyor” diye konuştu.

TURİZM YATIRIMLARI DA ETKİLENDİ

Gayrimenkulün uzun vadeli bir yatırım olması nedeniyle konut projelerinde yatırımların devam ettiği belirtiliyor. Ancak turizm sektöründeki olumsuz durumdan dolayı turizm yatırımlarında ertelenmeler yaşandığı aktarılıyor. Yabancı yatırımcıların durumuyla ilgilide konuşan gayrimenkul firmaları dolar kurundaki artışın yaşanan terör olaylarından dolayı yabancı için bir alım nedenine dönüşmediğine dikkat çekti. Bundan sonraki süreçte herhangi bir olumsuz durumun yaşanmaması halinde ev alacak yabancıya vatandaşlık verilmesine yönelik düzenlemelerin sektöre olumlu katkı sağlayacağını belirtiyorlar.

TERÖR ÇÖZÜLÜRSE 2017 İYİ BİR YIL OLUR

GYODER Başkanı Aziz Torun, 2017’de güvenlikle ilgili bir olaylar yaşamayıp ekonomik istikrar sağlanırsa 2017’nin 2016’dan daha iyi olacağını öngördü. Dolar kurundaki artışın önemli olduğuna işaret eden Torun, “İnsanlar krizi kurlarla algılıyorlar. Kur artışı anormal olmadığı zaman faiz oranları birkaç puan artsa da düşse de bundan pek etkilenmezler. Ne zamanki kurlar sürpriz bir şekilde artarsa insanlarımızda tedirginlik başlar. Şu anda onu yaşıyoruz. Bu hem müteşebbis hem de müşteri tarafında tarafında yaşanıyor. Müteşebbis bu maliyetlerin nereye gideceğini, finansmanı nasıl ayarlayacağı ve borçlarını nasıl ödeyeceği konusunda panik yaşıyor. Yatırım konumunda olan müşteri ise ilerde ne olacak düşüncesiyle harcamamaya ya da ertelemeye yöneliyor. Bu da bir domino etkisiyle büyümeye devam ediyor” yorumunu yaptı. Satış ofislerindeki durumu da değerlendiren Torun, yeni yılın ilk haftasında kar yağışı nedeniyle çalışanların bile ofislere gidemediğini belirterek, “10 günden bu yana ciddi bir durgunluk var. İklim şartları birinci neden olurken, kurlardaki bu oynaklıkta yatırımcıları tedirgin ediyor” dedi.

YABANCI YATIRIMCI İÇİN YÜKSEK DOLAR KURU CAZİP

Yabancılar için dolardaki artışın bir cazibe nedeni olduğunu anlatan Torun, ancak burada Türkiye’nin güvenli bir ülke olduğu algısının verilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’ye gelenlerin münferit olaylar olduğunu gördüğünü ancak gelemeyenlerin böyle düşünmediğini söyleyen Torun, “Eğer terör olayları yaşanmazsa yabancı da bunu unutacaktır. Yabancı yatırımcının geldiği bir konumda olursak dolar kurundaki artış da artı bir çekim gücü oluşturacaktır” değerlendirmesini yaptı. 1 milyon dolarlık ev alana vatandaşlık verilmesinin sektör için olumlu bir gelişme olduğunu ancak henüz yabancılara duyurusunun yapılmadığını anlatan Torun, “Gelecekte mutlaka önemli etkileri olacaktır. Birçok ülke vatandaşı bunu kullanacaktır. Türkiye’deki yabancı alıcılara baktığımızda sadece körfez ülkeleriyle sınırlı kalmıyor. Firma olarak Mail Of İstanbul projesinden 36 ülke vatandaşına satış yaptık.Bizim artık bu düzenlemenin pazarlamasını yapmamız lazım” diye konuştu.

DURAKLAMA DÖNEMİ MART AYINDA BİTER

Gayrimenkulü alıp 3 yıl oturan yabancıya vatandaşlık iznini verilmesinin olumlu bir gelişme olduğunu söyleyen Artaş İnşat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya, dolar ve eurodaki artışın biraz sunni bir pahalanma olarak değerlendirdi.. Çetinsaya, “Döviz daha geriler ve rayına oturur. Ancak şu andaki artış yabancıya fırsat sunuyor. Fakat kış mevsiminden dolayı şu anda işler çok iyi dersek yanlış olur. Duraklama döneminin mart ayından itibaren bitmeye başlayacağını ve taleplerin gelmeye başlayacağını bekliyoruz” açıklamasını yaptı. Yeni projeleri ertelemelerinin söz konusu olmadığını belirten Çetinsaya, “Gayrimenkul piyasası uzun vadeli yatırım gerektiriyor. Bir projenin hazırlanması ruhsatın çıkması 2 yılı bulabiliyor. Buna göre şantiyeler hazırlanıyor. Dolayısıyla biz günlük düşünüp yatırımlarımızı ertelemiyoruz” dedi.

MALİYETLER PERFORMANSI ETKİLEYECEK

KPMG Türkiye İnşaat Sektör Lideri İsmail Önder Ünal’a göre, Türkiye’nin aldığı göç, yabancıların konut talebi, pazardaki potansiyel talep ve kentsel dönüşüm projeleri 2017’de inşaat sektörü için umut vaat ediyor. Ancak döviz kuru ve faizdeki artış inşaat sektörüne doğrudan yansıyacak. Ünal, “Dövizdeki belirsizlikten endişe eden yatırımcı, sığınılacak bir liman olarak konuta yönlenebilir. Ama maliyetlerin projelere yansıması sektörün erformansını etkileyecek” dedi.